Günahkâr anne babaya karşı evladın tavrı nasıl olmalı?

Dinimiz, anne babayı razı etmeden cennetin olmayacağını söylüyor. Fakat anne baba ilahi kuralları hiçe sayıyorsa onlara itaat olabilir mi?

Esma Bintu Ebî Bekr (radiyallahû anha) anlatıyor:

"Henüz müşrik olan annem yanıma geldi; nasıl davranmam gerekeceği hususunda Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'den sorarak:

'Annem yanıma geldi, benimle (görüşüp konuşmak) arzu ediyor, anneme iyi davranayım mı?' dedim.

'Evet, ona gereken hürmeti göster.' dedi." [Buharî, Hibe 28, Edeb 8; Müslim, Zekat 50 (1003); Ebu Davud, Zekat, 34 (1668)]

Hadiste zikri geçen, Esma'nın annesi hakkında birçok münakaşalar var. Bizim için hadisin ifade ettiği ahkam mühimdir. Anne ve baba kafir olsa bile onlara karşı insani vazifelerimizi, evlatlık alaka ve hürmetini göstermek gerektiği anlaşılmaktadır. Hatta bu hadisten, kafir bile olsa anne ve babaya nafaka vermenin vacip olduğu hükmü çıkarılmıştır.

Kafir bile olsa anne ve babaya karşı hürmet etmek ve nafaka vermek meselesinin ehemmiyeti şuradan anlaşılmaktadır ki, yukarıdaki hadis üzerine vahiy gelmiş ve mesele Kur'an-ı Kerîm'de hükme bağlanmıştır.

"Sizinle din hususunda muharebe etmemiş, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış olanlara iyilik, onlara adaletle muamele etmenizden Allah sizi men etmez. Çünkü Allah, adalet yapanları sever."(Mümtahine, 60/8)

Müşrik bile olsa anne ve babaya hürmet hususunda şu ayet daha açıktır: (Mealen)

"Eğer onlar (ebeveyn) sence ilimde (yeni) olmadık herhangi bir şeyi bana eş tutman üzerinde seni zorlarlarsa kendilerine itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana dönenlerin yoluna uy…"(Lokman, 31/15)

Bu açıklamalara göre Müslüman olan bir anne baba, ne kadar günahkar olursa olsun, onlara saygı ve hürmette kusur etmemek lazım geldiği kendilinden anlaşılır.

İtaat etmek ayrıdır, isyan etmek ayrıdır. Allah Teâla'ya isyan olmadıkça anne-babaya mutlak itaat emredilmiştir. O halde Allah’ın emrine aykırı olmayan her isteklerini yerine getirmek gerekir. Allah’ın emirlerine aykırı olan isteklerine ise uyulmaz; ama isyan da edilmez. Bu istekleri yerine getirilmez ve sessiz kalınır. Hürmet ve saygı devam eder.

Kalpleri çeviren Allah’tır. Ona iltica etmek gerekir. Çocukların anne babalarına gösterdikleri bu sevgi, saygı ve hürmet onların kalplerinin yumuşamasına neden olabilir. Hedef ve gaye onları kazanmak olmalıdır.

Dinimiz teyze ve dayıyı anne yerinde, hala ve amcayı da baba yerinde kabul etmiştir. Bu sebeple onlara hürmet ve saygı anne babaya yapılmış gibi kabul edilmiştir. Onların haram isteklerine uyulmaz. Fakat saygı, hürmet ve sılayı rahimde kusur etmemek gerekir.

Diğer akrabalara gelince, sıla-i rahimi kesmek doğru değildir. Günahkâr da olsa onlarla ilişkiyi kesmek yerine tedavi etmek için çalışmak gerekir.

İyi günde iyi insanlarla herkes kardeşlik yapar. Önemli olan en zor zamanlarda kardeşlik yapmak ve kardeşini kötülükleri ve günahı içinde bırakmamaktır. Gerçek vefa gerçek dostluk ve kardeşlik budur.

İnanç yönünden bâzı kusurları, İslâmî yaşayış bakımından birtakım eksiklikleri olan akarabalarımızın, imkân nispetinde bu eksikliklerininin telâfisine çalışmak, onları hakka ve hakikata ısındırmaya gayret etmek bize düşer.

Cenâb-ı Hakk'ın da Peygamberimize (asm) tavsiyesi açıktır:

"Önce en yakın akrabalarına hakkı tebliğ et." (Şuarâ, 26/214)

Bu İlâhî tavsiye hepimiz için geçerli değil midir?

 

 

(Sorularla İslamiyet)

Kaynak: https://www.yeniakit.com.tr/haber/gunahkar-anne-babaya-karsi-evladin-tavri-nasil-olmali-233546.html#:~:text=Allah%20Te%C3%A2la'ya%20isyan%20olmad%C4%B1k%C3%A7a,yerine%20getirilmez%20ve%20sessiz%20kal%C4%B1n%C4%B1r.

Babamdan haksız yere ağır laflar yedim, hakkıma girmiş midir?

Değerli kardeşimiz,

Evvela şu hususu belirtmekte fayda vardır:

Dinimiz İslam, anne-babaya diğer insanlardan farklı bir değer ve özel bir makam vermiştir. Kur'an, Allah'a itaat etmekten hemen sonra anne-babaya itaat etmeyi emretmektedir:

“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti...” (İsra, 17/23) 

Kafir de olsa, müşrik de olsa, Allah’a isyan olmayan hususlarda onlara iyilik etmek ve iyi davranmak vaciptir. Nitekim bir ayette şöyle buyurulur:

 “Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin...” (Lokman, 31/15)

Ayrıca Allah, evlada, anne-babaya sürekli dua etmeyi emretmektedir.

Şefkatle, tevazu ile onlara (anne-babaya) kol kanat ger ve şöyle dua et: 'Ya Rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak sen de onlara merhamet buyur!' " (İsra, 17/24)

Baba ve çocuk haklarına gelince, şunu bilmeliyiz ki, Allah katında hak haktır, küçüğü büyüğü yoktur.

Kur'an-ı Kerim’in birçok ayetinde adaletten hak kavramından bahsedilir. Kullar arasındaki adalet esaslarını tespit eden birçok ayetten sonra, “İşte bu Allah’ın hudududur / ölçüsüdür, onu çiğnemeyin” (Maide, 5/87) mealinde ilâhî ikazlar var.

Peygamberimizin kul hakkıyla ilgili şu uyarısı vardır:

 “Bir kimsenin diğer bir kimsenin haysiyetine yahut malına tecavüzden dolayı üzerinde bir hak bulunursa, altın ve gümüşün geçmediği hesap günü gelmeden helalleşsin. Aksi takdirde, yaptığı haksızlık ölçüsünde, iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden kimseye yüklenir.” (Buhari, Mezâlim, 10) 

Babanın çocuklar üzerinde hakları olduğu gibi çocukların da babalar üzerinde hakları vardır. İslam’da çocukların baba üzerindeki hakların başında, evlenirken iyi bir anne seçmesi, iyi bir isim koyması ve dinini öğretip iyi bir terbiye vermesi gelmektedir.

Fıtraten insan olarak baba, çocuklarına karşı merhamet ve şefkat beslemek üzere yaratılmıştır. İlahi kanun da babaları, çocuklarının hukukunu korumaya ve onlara şefkat etmeye davet etmektedir. Onun için fıtratı bozulmamış bir insan çocuğuna haksızlık yapmaz ve zulüm etmez. Aksi takdirde İlahi adalet hak sahibinin hakkını dünyada veya ahirette alacaktır.

Evlat, kendisine haksızlık ve zulüm eden anne-babaya karşı nasıl davranmalı?

Ne olursa olsun, anne-baba haksız bile olsa, bir evlat onlara karşı gelmemeli, her şeyden önce sabırlı olmalı, mümkün olduğu kadar haksızlıklara yol açacak ortam ve sebeplerden uzak durmalı, onların ıslahı için onlara dua etmeli, yumuşak sözlerle onları doğru olana ikna etmeye çalışılmalıdır.

Anne-babanın ıslahı için bol bol dua etmeli, sabrın mükâfatını Allah’tan beklemelidir.

Ayrıca, çektiği sıkıntıların ve maruz kaldığı haksızlıkların günahlarına kefaret olduğunu bilmelidir.

Hz. Peygamber (asm), “Zarara karşı zarar vermek yoktur.” (İbn Mace, Ahkâm, 17; Muvatta, Akdıye, 31) buyurmaktadır.

Haksızlığa karşı haksızlık etmek de caiz değildir.

Allah’a isyan olmayan konularda anne-babaya itaat etmek dini bir vecibedir.

İlave bilgi için tıklayınız:

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Kaynak: https://sorularlaislamiyet.com/babamdan-haksiz-yere-agir-laflar-yedim-hakkima-girmis-midir